Xelika Fm

Xelikan Tarihi

Halkı, 1870 yılında sıtma salgını nedeniyle Adana İlinin Ceyhan İlçesi çevresinden göçetmiştir. Köy halkı önceleri çadırlarda yaşarken, 1880'li  yıllarda  sabit yerleşime  geçilmiştir. Karacadağ Kasabasında yatırlar ve şehitlerin bulunduğu bir mezarlık vardır. Buradaki yatırın adının Şeyh Şibili olduğu rivayet edilir. Ancak yatırın etrafındaki mezarların kimlere ait olduğu bilinmemektedir. Bu mezarlığa yalınayak adı verilmiştir. Kasabanın eski adı da Yalınayak'tır. Karacadağ Kasabasının eski bir yerleşim yeri olduğu bilinmektedir. Kasabanın batısına 2 km. uzaklıkta bulunan Orta Dağda'ki mağaraların ilkel kavimler tarafından yerleşim yeri olarak kullanıldığı söylenmektedir. Aynı sırada bulunan Hacı Reşit Dağı'nda eski dönemlere ait bazı kalıntılar vardır. Bu kalıntılar temel taşları ve kiliseyi andıran bazı  işaretler taşımaktadır. Oyma mermerden de işlenmiş bazı köşe taşlarına rastlanır. Mağaraların oyma usulü ile yapıldığı duvardaki izlerden anlaşılmakladır.     Çanakkale ve Kurtuluş savaşlarında çok sayıda şehit vermiştir.

Yanıtlamaya hasret kalmış olan ve pek çok Halikanlı (Xelıki) gibi, cevabını merak ettiğim sorulardan biri, Haliki adının nereye dayandığı ve Halikanların köken itibarıyla nereden geldikleridir. Yanıtını aramaya çalışacağım sorunun muhatabı-öznesi orta Anadolu’da yaşayan ve genel nüfusa oranla küçük bir topluluk; mikro bir ünite.

Bu açıdan bakıldığında yöresel bir konu. Ama böyle olduğu için küçümsenmemeli. Yerel-yöresel olan, genel-evrensel olan kadar önemlidir. Önemli olduğu, globalizmin hızla geliştiği günümüzde, yöreselliğin de öne çıkarak gündeme oturmasından anlaşılıyor.

Yöresellik deyince, akla ilk elden yerinde yönetim, yöresel dil, tarih ve vatan gibi olgular gelir. Yöreselliğin temel direklerini oluşturan bu olgular üzerinde yöresel kimlik oluşur. Yöresellik içine kapanmak değildir; zaten istense de günümüzde bu mümkün değildir.
Dünya’ya kendi penceresinden bakmaktır; yerel ile genel-evrensel olanı sentezlemedir yöresellik.
Yöresellik globalleşmenin negatif etkilerini ve götürülerini dengelemek bakımından da gerekli ve yararlıdır.
Yöresel olan haz alınarak genel-evrensel olana sağlıklı bir biçimde ulaşmak mümkündür. Sözgelimi, yöresel tarih bilinmeden, ondan kopuk bir tarih yazımı ayakları yerden kesik bir tarih olur.
Yöreselliğin genel-global olanla ilişkisi birey-toplum ilişkisine benzer. İyi bir toplum iyi ve bilinçli bireylerle mümkün olabilir.
Yerel-yöresel olanın kendi rolünü iyi oynaması için, onun ortaya ve bilince çıkartılması; sorgulanıp geliştirilmesi, tanınıp saygınlık kazanması ve etkinlik göstermesi gerekiyor.

Bu genel girişten sonra, Halikan adı ile Halikanların köken itibarıyla nereye dayandığı konusuna geçebiliriz.
Klan, aşiret, ulus ve devlet gibi topluluk ve kurumlar adlarını bazen, onların kurucu-yönetici öğesini oluşturan şahıs veya sülalenin adlarından alırlar. Bazen de, onlar komşuları tarafından, genel karektiristiklerini simgeleyecek biçimde, adlandırırlar. Kimi zaman da yaşadıkları yörenin adıyla anılırlar.
Yabancı biri, Halikanlı birine Kürtçe,“Tu ki(çı) yi? „ (Sen kimsin?) ya da “Tu jı ku derê yî?„ (Sen nerelisin?) diye sorduğunda, „Ezî Xelıki me „ (Ben Halikiyim) ve „Ezi jı Xelıka me“ (Ben Halikanlıyım) cevabını alır.
Peki Halikan adı nereden geliyor? Halikan adı konusunda, halk arasında bazen, Reşvan (Reşwan)’ların birer kolu olan Xelıki, Omeri, Sefki, Celki, Nasıri vs. Gibi aşiret/kabile adlarının, bu aşiretlerin- bilinmeyen bir tarihteki kardeş olan reislerinin adlarına dayandığı biçiminde bir görüş ileri sürülüyor.
Buna göre Halikan (Xelıki) sözcüğü Hal-Halil (Xel-Xelil) olarak bilinen şahıs adından türemiş oluyor. Ancak böyle olması halinde, Halikan adının Halilan (Xelilan) olması gerekirdi. Nitekim bu adla bilinen bir aşiret (İran’da) mevcuttur.
Akla yatkın ve olabilirliği tümden rededilmeyecek olan bu tahmini görüş, başka bilgi ve belgelerle desteklenmediği müdetçe zayıf bir sav olarak kalıyor.
Birde burada Halikan adı’nın sözlük anlamı bakımından ahali, halk ve el-alem anlamına gelen Halk (Xelk) sözcüğünü çagrıştırdığına işaret etmek gerekiyor.

Başka ilginç bir görüş ise, Halikanların antik çağın uygar kavimleri arasında yer alan, Haldi (Xeldi)’lerin devamı oldugu yönündeki görüştür. İran Kürtlerinden olan tarih profesörü Dr. Mehrdad İzadi bir makalesinde şöyle diyor: „Haldi’ler antik Kürdistan’da sayı olarak yoğun biçimde vardılar. Zamanla Kürtleştiler. Onlar günümüze dek değişik aşiret ve boyların adlarında yaşayageldiler; Örneğin günümüzdeki Halikanlar, tam da Haldilerin, 2000 yıl öncesine dayanan Grek-Roma kaynaklarına göre, yaşadıkları yerlerde bugünkü ardılları (Halikanlar-YN) yaşıyor. Özellikle Kuzey ve Batı Küdistan’da...“ (M. İzadi, Kurdische,


Karacadağ   Ankara'nın Haymana İlçesine bağlı bir köy iken 1954'de ilçe olduktan sonra Kulu'ya bağlanmıştır. 1989 yılında kasaba olmuştur.Halkın %95'i okur yazardır.

Karacadağ Belediyesi 6 adet memur ve 6 adet geçici işçi kadrosu ile hizmet vermektedir. Araç donanımı olarak 1 adet yolcu otobüsü, 2 adet kepçe, 1 adet grayder, 1 ambulans, 1 adet damperli kamyon, 1 adet itfaiye aracı, 1 adet cenaze yıkama aracı, 2 adet hizmet aracına sahiptir.

Alt yapıda 50 Km su şebekesi, 400 tonluk içmesuyu deposu, 15 Km şehiriçi stabilize yol, 1 Km asfalt yol, belediye hizmet binası, dükkan ve garaj, spor sahası ve soyunma odaları, selektör binası,   7 Km drenaj kanalı yapılmıştır.

2004 Yılında Kültür Merkezi yapımı, ağaçlandırma çalışmaları, 18. madde uygulaması, yaya kaldırım, tretuvar çalışması ve yol düzenlemeleri devam edecektir




Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Mesajınız: